ERGUVAN

KELEBEK..........

Nisil 8, 2008 -Kategori: gulucuk

Kelebek uçmaya hazırlanıyor.............................................

 

Yorum (9) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

YARIŞMA

Eylül 10, 2007 -Kategori: gulucuk

Adapazarı’nda her sene düzenlenen ramazan etkinlikleri bu yıl da çok canlı geçti.Bulvara kurulan kitap standları,verilen konserler Adapazarı’nda ramazanın oldukça hareketli geçmesini sağladı.Bu etkinliklerden biri de her yıl düzenlenen “fotomaraton” yarışması.Yarışmanın bu yılki konusu “Adapazarı’nda  Ramazan ve Adapazarı Ramazanları’nda çocuk”.Yarışma 18 yaşüstü ve altı olmak üzere iki kategoride düzenleniyor.İsteyen herkes katılabilir.Son başvuru tarihi 15 ekim.İlgilenenler gerekli bilgiye buradan ulaşabilir.

Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SÖR-TATİL KEYFİ:)

Haziran 17, 2007 -Kategori: gulucuk

Bir aya yakın bir zamandır ananemin evinde kalmamız sebebiyle bloğumu güncelleyemedim.Kabahatliyim biliyorum,çünkü tembellik ettim.Fakat ananemin o harika el değmemiş bahçesinde çok güzel zaman geçirdik,deyim yerindeyse kendimizi iyice saldık.Resimdeki güzel yaratık da bizim köpeğimiz SÖR.Giderken onu da yanımızda götürdük tabii.Bu tatilden en çok memnun kalan da o oldu.Apartmanımızın bahçesinde kendine ait kısıtlı bir alanda yaşarken,beklemediği bir hürriyete kavuştu bir anda...

Sör çok eğlenceli,haşarı ve yaramaz bir köpek.Pek laf dinlediği söylenemez.Her köpek gibi çok sadık.Mesleği olan avcılık dışında her türlü maharete sahip.Sanırım onu ilerki zamanlarda ünlü bir sirkte çember çevirirken görebilirsiniz:)

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BEYZA'NIN DOĞUMGÜNÜ

Mart 12, 2007 -Kategori: gulucuk

Apartman komşumuz Selma Abla'nın küçük kızı Beyza'nın yaşgünü organizasyonu vardı geçen gece.Beyza bütün bir gün doğumgününün hatırlanmadığını sanarak üzülmüş,annesi ise büyük bir ustalıkla onun için hazırladığı ikramları gizlemeyi başarmıştı.En sonunda babasının eve gelişiyle hazırlıklar ortaya çıkarıldı,Beyza da böylece muradına ermiş oldu:)Nice yıllara,iyiki doğdun Beyza!

Yorum (11) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Mimlenmişim:)

Şubat 1, 2007 -Kategori: gulucuk

Bloglarda başlayan kendini tanıtma oyununa beni de dahil etmiş arkadaşlar.Yeşim Mutfakta beni mimlemiş.Kendimi kısaca tanıtabilirim.

*26 yaşındayım.

*Bekarım.

*Kova burcuyum

*Adapazarı’nda yaşıyorum.

*6 kardeşiz.4 tane kızkardeşim bir de erkek kardeşim var.

*Ev dışında çok fazla vakit geçirmem.

*Kitap okumak,mutfağa girip yemek yapmak,teknoloji hobilerim arasında.

*Sessiz ve sakin bir mizaca sahibim.

*Maalesef çok güleryüzlü bir insan değilim.

*Arap diline büyük bir ilgim var.

*Arkadaşlığa değer veririm,bu anlamda vefasız olduğum söylenemez.

*İyi bir dinleyiciyimdir.Belki de bu sebeple arkadaşlarımın geneli konuşmayı seven kişilerJBundan hiç şikayetçi değilim.Çok konuşmayı sevmediğim için bu bir avantaj belki deJ

Ben de usulen mbemine’yi mimlemiş olayım.

Yorum (17) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SAKIN YEMEYİN!

Eylül 2, 2006 -Kategori: gulucuk

Ramazan ayının en güzel yaşandığı mekanlardan biri olan İstanbul,bu sene de mükemmel hazırlıklarla karşıladı ramazanı.Bu güzide şehrin Adapazarı’na yakın olması ise bizim için çok büyük bir şans.Hemen her sene ramazan ayında bir kez olsun ziyaret etme olanağımız oluyor.Bu sene de gelenekselleşen Sultanahmet ziyaretimizi gerçekleştirdik.Bu sene her senekinden fazla bir coşkuya sahip olduğunu gördük İstanbul’un.İftar vaktinde pide kuyrukları,iftar çadırlarında sıralarının gelmesini bekleyen insanlar,Sultanahmet camiinin etrafında hazırlanan standlar ve müthiş bir izdiham gözlemledik.Biz de  bu kalabalığa dahil olup başladık dolaşmaya.İyi ki iftardan sonra gitmişiz yoksa birbirimizi kaybedebilirdik diye düşündük.Bu gezinti esnasında bir tezgah dikkatimizi çekti ; capcanlı meyvelerden oluşan rengarenk bir manav vitrinini andırıyordu.Yaklaştığımızda gördük ki bu meyvelerin hepsi birer sabun.Gerçeklerinden ayırt etmek olanaksız.Mis gibi de kokuyorlar doğrusu.Eğer yolunuz Sultanahmet’e düşerse bu orijinal sabunları görmeden ve birkaç tane de almadan geçmeyin derim..

Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

YAŞLI KADIN SOFRASI(dese de inanmayın)

Nisan 29, 2006 -Kategori: gulucuk

Geçen gün Çin Pilavı tarifi ile bloğuma konuk olan halacığımın bize hazırladığı süper sofraları da yayınlamak istedim onun hoşgörüsüne sığınarak.Kendisi her ne kadar- yaşlı kadın işi işte kusura bakmayın-dese de bunun böyle olmadığı aşikar.Menü de tuzlu olarak sosyete mantısı,çin pilavı ve su böreği vardı.Tatlılara gelince:

Kedi dili bisküviler ile yaptığı çikolatalı pastaya bir de konfetiler yağdırmıştı halacığım.Yeme de yanında yat kabilinden.Tatlı bu zannederken esas marifetini de meydana çıkarmaz mı:)

Benim hep yapmak istediğim,evdekilerin yarısının sevip diğer yarısının sevmediği etimekli tatlı.Süper olmuştu gerçekten.Bu arada bir de İstanbul'dan gelirken getirdiği binbir çeşit çikolata ve bisküvileri de söylemeden geçemeyeceğim.

Bütün bu güzel ikramlarla beraber hoş sohbet ve güzel bir ortamda sevdiklerimizle beraber olmanın verdiği keyif harikuladeydi.Bizi evinde konuk edip güleryüzü ve tatlı dili ile  fevkalade ağırladığı için halacığıma tekrar teşekkür ediyorum.Nice birlikteliklere inşallah....

Yorum (17) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

OSMANLI SOSYETESİNDE SEBZE VE MEYVELERİN DİLİ

Mart 17, 2006 -Kategori: gulucuk

Osmanlı Saray mutfağını araştırırken,çok ilginç bilgilerle karşılaşma fırsatım oldu.İyi ki böyle bir etkinlik yapıldı.Bu sayede bilgi dağarcığım da gelişti.İşte bu araştırmalarımın birinde aşağıdaki bilgilere rastladım.Tahminimce sizlere de enteresan gelecektir:

YENİLECEK MADDELERİN DİLİ HAKKINDA BİRKAÇ MİSAL

Osmanlı Türkü medeniyetinde üzerinde durulacak mühim noktalardan biri de ictimai bünyemize girmiş olan hadiselerdir.Mesela bizim eski sosyetemizde kadın ve erkek birbirinden ayrı idi.Her iki cinsten birini beğenen ve takdir edenler kolay kolay karşılaşamaz ve böyle tesadüfî karşılaşmalarda bunun yabancılara hissettirilmemesine her iki taraf itina gösterirdi.Bunun için bazı manalara delalet eden  ufak emarelerin ortaya konmasında bile müstesna bir dikkat gösterilirdi.Mesela,şarkın eski adetleri vechile çiçekler ve hatta sebzelerin isimleriyle hemkafiye gelmek üzere manalar düşünülmüştür.Böyle gizli ve efsanevi sevgililerin buluşamadıkları bucaklarda onlara yedirilen  veyahut yolları üzerine konan her şeyin bir mektuplaşma gibi manaları aranmıştır.Bu manalar 50 seneye kadar söylendiği gibi ayrıca Lisan-ı Ezhar diye risalelere yazılmış ve bunları bilenlerin bir lugatçesi olmuştur.Bunların çoğu eski kadınlar arasında da ancak aralarında söyleşilir ve konuşulur bir sır idi.İşte bunlardan bazıları ve delalet ettikleri manalar:

  • Yoğurt:Kendini benden soğut.
  • Pirinç:Yanındakinden geç,âleme ettin bizi gülünç,sabah kahvesini bizde iç.
  • Biber:Ciğerim yanar tüter.
  • Maydanoz:Tenha mıdır odanız,gelirse güzel gelsin,çirkin almaz midemiz.
  • Bakla:Al beni sinende sakla.
  • Börülce:Efendim keyfin nice.
  • Nohut:Derdinden oldum bîhût.Al beni sinende uyut.
  • Enginar:Gönül otağın kurmuş,efendisiyle cengi var.
  • Piyaz:Eylerim Hakk’a niyaz.
  • Kereviz:Daha neler görürüz.Yaprağını dileriz.Ele geçse nazlı yâr,bir murada ereriz.
  • Ekmek:Bir murada ermek.Maksadım seni öpmek.Neden bizi terk etmek?
  • Vişne:Küslü olduğun yar ile bir daha görüşme.
  • Elma:Beni sevdaya salma.İster al ister alma.Ahımı alma.Yâdları sarma.

 

 

 

Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı